Uzm. Dr. Şirin Çelik

Jawline Dolgusu Kalıcılığı Ne Kadar Sürer? (Eritme ve Riskler)

Jawline Dolgusu

Yüz hatlarını keskinleştirmek ve daha belirgin bir kontür elde etmek, modern estetik uygulamaların en popüler hedeflerinden biri haline geldi. Bu yolculukta, çene hattını belirginleştiren ve yüze “V” şeklinde genç bir görünüm kazandıran Jawline Dolgusu, son yılların en çok ilgi çeken uygulaması olarak öne çıkıyor. Bu işlem, cerrahi bir müdahale olmaması, hızlı sonuç vermesi ve nispeten düşük risk taşıması nedeniyle geniş bir kitle tarafından tercih ediliyor. Ancak, estetik uygulamalara yönelen herkesin zihnindeki en büyük soru, elde edilen bu çarpıcı görünümün ne kadar kalıcı olacağıdır.

Jawline Dolgusu kalıcılığı konusunu, onu etkileyen faktörleri, sonuçtan memnun kalınmadığında devreye giren eritme mekanizmasını ve akılda tutulması gereken olası riskleri tüm detaylarıyla inceleyelim. Unutmamak gerekir ki, bir estetik uygulamanın geçiciliği, aynı zamanda istenmeyen bir sonuç durumunda bir esneklik ve güvenlik vaadi de sunar.

Jawline Dolgusu Nedir ve Çekiciliğin Anahtarı Nasıl Olur?

Jawline Dolgusu, adından da anlaşılacağı gibi, çene hattı (mandibula) boyunca hacim oluşturarak veya kontür eksikliğini gidererek yüzün alt yarısını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan bir prosedürdür. Bu uygulama, yüzün genel simetrisini iyileştirmek, çene ucunu öne çıkarmak ve boyun ile çene arasındaki ayrımı netleştirmek için kullanılır. Belirgin ve keskin bir çene hattı, hem kadınlarda hem de erkeklerde daha genç, dinamik ve çekici bir görünümün sembolü olarak kabul edilir.

Yaşlanma süreciyle birlikte cilt elastikiyetini kaybeder, kemik yapısında ve yumuşak dokularda hacim kayıpları oluşur. Bu durum, çene hattının sarkmasına, belirsizleşmesine ve yüzün karemsi bir görünüme kaymasına neden olabilir. Çene dolgusu, bu kayıpları yerine koyarak ve çene köşelerine hacim vererek yüzün doğal “gençlik üçgenini” yeniden oluşturmayı hedefler.

Hyaluronik Asit Temelli Jawline Dolgusunun Mekanizması

Günümüzde Jawline Dolgusu uygulamalarının büyük çoğunluğunda ana madde olarak Hyaluronik Asit (HA) bazlı dolgular kullanılır. Hyaluronik asit, vücutta doğal olarak bulunan, su tutma kapasitesi son derece yüksek bir moleküldür. Bu özelliği sayesinde enjekte edildiği bölgede hacim yaratır ve dokuya destek sağlar.

HA dolgular, jel kıvamında ve farklı yoğunluklarda üretilir. Çene dolgusu için, çene kemiği hattına ve kemik üstüne yakın enjekte edileceği için, genellikle daha yoğun ve daha yüksek G prime (kaldırma kapasitesi) değerine sahip dolgular tercih edilir. Bu yoğun dolgular, çene hattına güçlü bir destek vererek keskin bir kontür oluşturur ve zamanla yerinden oynamadan sabit kalır. Enjekte edilen HA, zamanla vücudun doğal enzimleri tarafından yavaşça parçalanır ve emilir, bu da dolgunun geçici olmasını sağlar.

Neden Çene Dolgusu Tercih Edilir: Yüz Simetrisi ve Kontür Oluşturma

Jawline Dolgusu, sadece keskin bir hat oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda yüzdeki asimetri sorunlarını gidermede ve estetik bir denge kurmada kilit rol oynar. Bu uygulamayı popüler kılan başlıca hedefler şunlardır:

  1. Geri Çekik Çene Ucu Düzeltmesi: Çene ucunun yüze oranla geride kalması durumunda, dolgu ile çene ucunun projeksiyonu artırılır ve profil görünümü belirgin şekilde iyileştirilir.

  2. Çene Hattı Netleştirme: Boyun ve çene hattı arasındaki geçişin belirsizleştiği, özellikle yaşlanmaya bağlı sarkmanın başladığı durumlarda çene hattına hacim verilerek bu ayrım netleştirilir.

  3. Yüz Şeklinin Yeniden Tanımlanması: Yüzün alt kısmının daha ince, daha oval veya daha maskülen (erkeklerde) bir görünüme kavuşması için stratejik noktalara enjeksiyon yapılır.

  4. Jowl (Sarkma) Görünümünü Gizleme: Çene hattının hemen altında biriken yumuşak doku sarkmaları, çene hattı boyunca yapılan dolgu uygulamasıyla kamufle edilebilir ve daha gergin bir görünüm sağlanır.

Jawline Dolgusu Kalıcılığını Etkileyen Temel Faktörler

Gelelim ana konumuza: Jawline Dolgusu kalıcılığı ne kadar sürer? Bu sorunun tek ve net bir cevabı olmamakla birlikte, genel aralık Hyaluronik Asit bazlı dolgular için ortalama 12 ila 18 ay civarındadır. Ancak bu süre, kişiden kişiye ve uygulamadan uygulamaya önemli ölçüde değişebilir.

Kullanılan Dolgu Maddesinin Türü: Hyaluronik Asit vs. Diğer Seçenekler

Kalıcılığı belirleyen en kritik faktör, kullanılan dolgu maddesinin içeriğidir:

  • Hyaluronik Asit (HA) Bazlı Dolgular: En yaygın kullanılan türdür. Kalıcılığı, dolgunun molekül yapısının yoğunluğuna ve çapraz bağlanma (cross-linking) oranına bağlıdır. Çene hattı gibi hareketli olmayan ve destek gerektiren bölgelerde kullanılan yüksek yoğunluklu HA dolgular genellikle 12-18 ay arasında kalıcılık sunar. Daha az yoğun dolgular ise daha kısa sürebilir.

  • Kalsiyum Hidroksiapatit (CaHA) Dolgular: Daha uzun süreli kalıcılık sağlayabilen bir diğer türdür. CaHA, enjeksiyon bölgesinde vücudun kendi kolajen üretimini de tetikleyerek etkiyi uzatır. Kalıcılıkları genellikle 18-24 ay civarında veya daha uzun olabilir.

  • Yağ Enjeksiyonu (Kök Hücre Destekli): Kişinin kendi vücudundan alınan yağın saflaştırılarak enjekte edilmesi işlemidir. Enjekte edilen yağın bir kısmı kalıcı olarak kalabilir (genellikle %30-70’i), bu da onu en uzun kalıcılığa sahip seçenek yapar. Ancak bu, cerrahi bir işlem gerektirir.

Kişisel Metabolizma Hızı ve Yaşam Tarzının Rolü

Vücudun dolgu maddesini parçalama hızı (metabolizma) kişiye özeldir. Hızlı bir metabolizmaya sahip bireylerde, hyaluronik asit daha çabuk parçalanabilir, bu da kalıcılık süresini ortalamanın altına çekebilir.

Yaşam tarzı faktörleri de önemlidir:

  • Sigara Kullanımı: Sigara, cildin genel sağlığını ve kolajen yapısını bozarak dolgunun ömrünü kısaltabilir.

  • Güneş Işınları: Aşırı güneşe maruz kalmak ve koruyucu kullanmamak, cildin erken yaşlanmasına ve dolgu maddesinin daha hızlı erimesine neden olabilir.

  • Yoğun Egzersiz: Çok yoğun ve yorucu spor yapan kişilerde metabolizma hızı yüksek olduğu için dolgu emilimi daha hızlı olabilir.

  • Sıcaklık: Sık sık sauna, hamam gibi aşırı sıcak ortamlarda bulunmak da dolgunun ömrünü olumsuz etkileyebilir.

Uygulanan Miktar ve Enjeksiyon Tekniğinin Jawline Dolgusu Sürecine Etkisi

Kullanılan dolgu miktarı (CC) ve enjeksiyonun derinliği de kalıcılıkta belirleyicidir.

  • Miktar: Daha fazla miktarda dolgu kullanılması, genellikle daha uzun süreli bir etki anlamına gelebilir, çünkü vücudun tüm dolgu materyalini emmesi daha uzun zaman alacaktır. Jawline Dolgusu için yüzün yapısına göre 2 ila 6 cc arasında dolgu kullanımı yaygındır.

  • Teknik ve Derinlik: Dolgunun kemik üstüne, derin tabakalara enjekte edilmesi, yüzeyel uygulamalara göre daha uzun süre kalmasını sağlar. Çene hattı uygulamalarında dolgu genellikle kemiğe yakın derinlikte yapılır.

Tekrarlayan Uygulamaların Çene Dolgusu Kalıcılığına Katkısı

Jawline Dolgusunun ilk uygulamasında dolgunun ömrü 12-18 ay olsa da, bu süre sonunda dolgunun tamamı vücuttan atılmaz; genellikle yüzde 20-30’luk bir kısmı kalır ve bu, uygulanan bölgede bir nevi ‘iskelet’ görevi görerek yeni kolajen üretimini destekler.

Tekrarlayan uygulamalar yapıldıkça:

  1. Kalıcılık Süresi Uzar: İkinci ve üçüncü seanslardan sonra, dolgunun tamamen erimesi daha uzun zaman alabilir (bazen 2 yıla kadar).

  2. Daha Az Miktar Yeterli Olabilir: İlerleyen seanslarda, istenilen görünümü korumak için ilk seferdeki kadar yüksek miktarda dolguya ihtiyaç duyulmayabilir. Bu, vücudun bölgeye adapte olması ve kolajen üretiminin tetiklenmesiyle ilişkilidir.

Adım Adım Jawline Dolgusu Uygulaması: Konfor ve Sonuç Anı

Jawline Dolgusu nispeten hızlı ve konforlu bir işlemdir. Genellikle ortalama 20-45 dakika sürer ve kişi hemen günlük yaşantısına dönebilir.

İşlem Öncesi Hazırlık ve Bölgenin Uyuşturulması

İşlem öncesinde, uygulama yapılacak bölge anestezik kremlerle uyuşturulur. Bu uyuşma süresi, kişinin acı eşiğine bağlı olarak değişse de, genellikle 15-20 dakika içinde işlem bölgesi yeterince hissizleşir. Modern dolguların birçoğu, ağrıyı daha da azaltmak için Lidokain gibi lokal anestezik maddeleri zaten kendi formülasyonlarında barındırır. Bu hazırlık sayesinde, enjeksiyon sırasında hissedilen tek şey genellikle hafif bir baskı hissidir.

Kanül ve İğne Kullanımı ile Hassas Jawline Dolgusu Enjeksiyonu

Jawline Dolgusunun enjeksiyonu için hem ince uçlu iğneler hem de künt uçlu kanüller kullanılabilir.

  • İğne: Genellikle çene ucundaki küçük ve hassas ayarlamalar için kullanılır.

  • Kanül: Uzun, esnek ve künt ucu sayesinde daha geniş bir alana yayılmış dolgu uygulamaları için idealdir. Kanül kullanımı, keskin iğne kullanımına göre damar ve sinir hasarı riskini, dolayısıyla morarma ve şişlik ihtimalini önemli ölçüde düşürür. Dolgu, çene kemiği hattı boyunca istenen kontür ve hacmi sağlamak için stratejik noktalara yavaşça ve kontrollü bir şekilde enjekte edilir.

Jawline Dolgusu Sonrası Anlık Etki ve Beklenen Ödem Süreci

Jawline Dolgusunun en güzel yanı, sonucun anında görülmesidir. İşlem biter bitmez çene hattındaki belirginleşme ve kontür fark edilir. Ancak bu, nihai sonuç değildir. İşlem sonrası ilk birkaç saat içinde, enjeksiyon bölgesinde bir miktar şişlik (ödem) ve hafif kızarıklık oluşması çok doğaldır.

  • Şişlik ve Ödem: Bu şişlik, genellikle 24-48 saat içinde zirve yapar ve çoğu kişide 3 ila 7 gün içinde büyük ölçüde iner. Tamamen inmesi ve dolgunun cilt altı dokularıyla tam olarak bütünleşmesi ise 2 haftayı bulabilir.

  • Morluklar: Kanül veya iğnenin girdiği noktalarda hafif morluklar oluşabilir. Bunlar da genellikle 7-10 gün içinde kendiliğinden kaybolur.

Kişinin sabırla 2 haftalık bu sürecin tamamlanmasını beklemesi, uygulamanın nihai ve gerçek sonucunu görmesi açısından önemlidir.

Jawline Dolgusu Eritme İşlemi: Geri Dönüş İmkanı ve Süreç

Hyaluronik Asit bazlı dolguların en büyük avantajlarından biri, kalıcı olmamalarının yanı sıra, sonuçtan memnun kalınmadığı veya istenmeyen bir durum geliştiği takdirde eritilebilir olmalarıdır. Bu geri dönüş imkanı, işlemin güvenlik profilini önemli ölçüde artırır.

Neden Çene Dolgusunu Eritmek İstenir: Memnuniyetsizlik ve Komplikasyonlar

Çene Dolgusunun eritilmesi kararı, genellikle iki ana nedenden kaynaklanır:

  1. Estetik Memnuniyetsizlik: Bireyin elde edilen sonuçtan estetik açıdan memnun kalmaması, dolgunun yerinin kayması, topaklanma yapması veya beklenen kontürün oluşmaması durumunda eritme işlemi talep edilebilir.

  2. Komplikasyon Gelişimi: Çok nadir de olsa, dolgu maddesinin damar içine girmesi gibi ciddi bir komplikasyon gelişmesi durumunda, dolgu hızlıca eritilerek kalıcı hasar oluşumunun önüne geçilmesi kritik öneme sahiptir. Bu, acil bir müdahale gerektirir.

Hyaluronidaz Enzimi ile Jawline Dolgusunun Çözünme Mekanizması

Jawline Dolgusu eritme işlemi, Hyaluronik Asit’i (HA) parçalayan ve vücutta doğal olarak bulunan bir enzim olan Hyaluronidaz enjeksiyonu ile gerçekleştirilir.

  • Mekanizma: Hyaluronidaz, enjekte edildiği bölgedeki HA moleküllerini hızla çözerek, onların vücut tarafından kolayca emilebilen küçük parçalara ayrılmasını sağlar.

  • Hız: Eritme işleminin etkisi şaşırtıcı derecede hızlıdır. Çözünme, enjeksiyondan hemen sonra başlar ve dolgunun büyük bir kısmı genellikle birkaç saat içinde kaybolur. Tam sonucun görülmesi için yine 24-48 saat beklenmesi önerilir.

  • Uygulama: Eritme işlemi de dolgu uygulaması kadar basittir. Hyaluronidaz, dolgu maddesinin bulunduğu bölgeye küçük iğnelerle enjekte edilir.

Eritme İşleminin Hızı ve Tekrarlanma İhtimali

Çoğu durumda tek bir Hyaluronidaz enjeksiyonu yeterli olur. Ancak, çok yoğun veya geniş bir alana yayılmış dolgularda ya da tam eritme isteniyorsa, ikinci bir seans gerekebilir. Eritme işlemi, Hyaluronidaz’a karşı alerjik reaksiyon riski dışında nispeten güvenlidir. Bu nedenle işlem öncesi alerji testi yapılması yaygın bir protokoldür.

Jawline Dolgusu Riskleri ve Olası Yan Etkiler: Bilinçli Olmak Şart

Her ne kadar minimal invaziv (cerrahi olmayan) bir işlem olsa da, Jawline Dolgusunun da bazı riskleri ve yan etkileri bulunmaktadır. Bu riskleri bilmek, olası bir durumda neyle karşılaşılabileceğini anlamak açısından önemlidir.

Hafif ve Geçici Yan Etkiler: Şişlik, Kızarıklık ve Morluklar

En sık karşılaşılan yan etkiler, işlemden kaynaklanan ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçen durumlardır:

  • Şişlik (Ödem): Enjeksiyon ve dolgunun su tutma özelliğinden dolayı ilk birkaç gün şişlik en belirgin yan etkidir. Soğuk kompres uygulaması bu şişliği hafifletmeye yardımcı olur.

  • Kızarıklık: İğne veya kanül giriş noktalarında hafif kızarıklık görülebilir, bu durum genellikle birkaç saat içinde kaybolur.

  • Morluk: Özellikle iğne kullanıldıysa veya kişi kan sulandırıcı bir ilaç kullandıysa morluk oluşma riski artar. Morluklar, genellikle bir hafta içinde geçer.

  • Hassasiyet/Ağrı: İşlem bölgesinde hafif bir dokunma hassasiyeti ve hafif bir ağrı hissedilebilir. Bu durum genellikle ağrı kesicilerle kolayca yönetilebilir.

Daha Ciddi Ama Nadir Çene Dolgusu Riskleri (Damar Tıkanıklığı ve Enfeksiyon)

Ciddi riskler nadirdir, ancak hayati öneme sahiptir ve derhal müdahale gerektirir:

  1. Damar Tıkanıklığı (Vasküler Oklüzyon): Dolgu maddesinin yanlışlıkla damar içine enjekte edilmesi ve bu damarı tıkamasıdır. Bu durum, bölgedeki dokunun oksijensiz kalmasına ve cilt nekrozuna (doku ölümü) yol açabilir. Bu risk, kanül kullanımı, yavaş enjeksiyon ve doğru anatomik bilgi ile en aza indirilir. Eğer böyle bir durum oluşursa, yukarıda bahsedilen Hyaluronidaz enzimi ile dolgunun acilen eritilmesi hayati önem taşır.

  2. Enfeksiyon: Steril olmayan koşullarda yapılan uygulamalar veya işlem sonrası bakım kurallarına uyulmaması durumunda enfeksiyon riski ortaya çıkabilir. Enfeksiyon belirtileri arasında artan kızarıklık, ısı artışı, şiddetli ağrı ve irin oluşumu bulunur.

Asimetrik Görünüm ve Topaklanma Riskleri

Dolgunun yanlış derinliğe, uygun olmayan miktarda veya yanlış noktaya enjekte edilmesi durumunda estetik riskler ortaya çıkar:

  • Asimetri: Çene hattının sağ ve sol tarafında hacim veya kontür farkı oluşmasıdır. Bu durum, genellikle ek dolgu enjeksiyonu veya eritme işlemi ile düzeltilebilir.

  • Topaklanma: Özellikle yüksek yoğunluklu dolgular yüzeye yakın enjekte edilirse veya uygulama sonrası masaj yapılırsa, dolgu maddesi cilt altında küçük topaklar halinde hissedilebilir. Bu topaklar, genellikle masaj ile veya eritme işlemi ile giderilir.

Jawline Dolgusu Kalıcılığını Uzatmanın Yolları

Jawline Dolgusunun kalıcılığını artırmak ve elde edilen estetik görünümü daha uzun süre korumak mümkündür.

İlk Günler Dikkat Edilmesi Gerekenler: Sıcak Teması ve Fiziksel Aktivite

İşlem sonrası ilk birkaç gün, dolgunun yerleşmesi için kritik öneme sahiptir:

  • Dokunmaktan Kaçınma: İlk 24-48 saat boyunca enjeksiyon bölgesine baskı uygulamaktan, masaj yapmaktan veya aşırı dokunmaktan kaçınılmalıdır. Bu, dolgunun yerinden oynamasını veya istenmeyen bir yere yayılmasını önler.

  • Sıcaklık Yasağı: İlk hafta boyunca sauna, hamam, solaryum ve çok sıcak duşlardan uzak durulmalıdır. Aşırı ısı, şişliği artırabilir ve teorik olarak dolgunun erime sürecini hızlandırabilir.

  • Ağır Egzersiz: İlk 24 saat ağır fiziksel aktivite, yüzdeki kan akışını hızlandırarak şişlik ve morluk riskini artırabileceği için önerilmez.

Uzun Süreli Bakım İpuçları: Güneş Koruması ve Hidrasyon

Dolgunun ömrünü uzatmak için uzun vadede uygulanması gerekenler, cilt sağlığını korumakla paraleldir:

  • Güneş Koruması: Güneşin UV ışınları, cildin kolajenini parçalar ve genel yaşlanma sürecini hızlandırır, bu da dolgunun erimesine katkıda bulunabilir. Yüksek faktörlü güneş kremi kullanmak ve güneşe direkt maruz kalmaktan kaçınmak önemlidir.

  • Yeterli Hidrasyon: Hyaluronik Asit’in temel işlevi su tutmaktır. Bol su içmek, dolgu maddesinin hacmini korumasına ve işlevini sağlıklı bir şekilde sürdürmesine yardımcı olur.

  • Sağlıklı Yaşam Tarzı: Sigara ve aşırı alkol tüketiminden uzak durmak, dengeli beslenmek ve iyi uyku almak, cildin genel yenilenme sürecini destekleyerek dolgunun etkisini dolaylı olarak uzatır.

  • Düzenli Tekrar: Dolgunun tamamen erimesini beklemeden, kalıcılık süresi dolmaya yakın (örneğin 10-12 ay sonra) küçük bir ‘rötuş’ veya tekrar uygulaması yaptırmak, elde edilen görünümün sürekli ve daha uzun ömürlü olmasını sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Jawline Dolgusu ile ilgili en çok merak edilen ve aranan soruların detaylı cevaplarını burada bulabilirsiniz.

1. Jawline dolgusu kalıcılığı neden kişiden kişiye değişir?

Jawline Dolgusu kalıcılığı, kullanılan dolgunun kimyasal yapısından (çoğu Hyaluronik Asit 12-18 ay), kişinin kendi metabolizma hızına, yaşam tarzına (sigara, yoğun egzersiz, güneşe maruz kalma) ve enjekte edilen dolgu miktarına bağlı olarak değişir. Hızlı metabolizmaya sahip bir bireyde, aynı dolgu maddesi daha yavaş metabolizması olan birine göre daha kısa sürede (örneğin 9-12 ayda) eriyebilir. Dolgunun tekrarlanan uygulamalarla zamanla daha uzun süre kalıcı olma eğilimi de bu değişimi etkileyen bir faktördür.

2. Jawline dolgusu sonrası ne zaman normal hayata dönebilirim?

Hemen dönebilirsiniz. Jawline Dolgusu minimal invaziv bir işlemdir ve dinlenme süresi gerektirmez. Uygulamanın hemen ardından araç kullanabilir veya işinize geri dönebilirsiniz. Ancak, işlem bölgesinde oluşabilecek hafif şişlik ve morluk nedeniyle sosyal hayatınıza tam anlamıyla rahatça dönmeniz ve nihai sonucun oturması için 24-48 saat beklemeniz en iyisidir. Ağır egzersiz, hamam ve sauna gibi aktivitelerden ise ilk 24-48 saat kaçınmalısınız.

3. Jawline dolgusu gıdıyı (alt çene altındaki yağ birikintisi) yok eder mi?

Hayır, Jawline Dolgusu doğrudan gıdıyı (çene altındaki yağ birikintisi) eritmez veya yok etmez. Dolgu, çene kemiği hattına hacim ve kontür kazandırmak için yapılır. Ancak, çene hattı belirginleştiğinde ve çene ucu öne doğru projeksiyon kazandığında, bu bölgedeki yumuşak doku sarkmaları ve gıdı görünümü optik olarak kamufle edilir ve daha az dikkat çekici hale gelir. Gıdının doğrudan giderilmesi için yağ eritme veya germe gibi farklı tedaviler gerekir.

4. Jawline dolgusu acı verir mi?

Jawline Dolgusu öncesinde uygulama bölgesi güçlü anestezik kremlerle uyuşturulduğu için enjeksiyon sırasında hissedilen acı minimum düzeydedir. Çoğu kişi yalnızca hafif bir baskı veya titreşim hisseder. Ayrıca, modern Hyaluronik Asit dolgularının birçoğu kendi içinde ağrı kesici (Lidokain) içerir, bu da işlemin daha konforlu geçmesini sağlar.

5. Jawline dolgusu kaç cc (ml) yapılır?

Çene dolgusu için gereken miktar, kişinin mevcut çene yapısına, yüzünün genel oranlarına ve elde edilmek istenen sonuca göre büyük ölçüde değişir. Çene hattının sadece hafifçe belirginleştirilmesi için 1-2 cc yeterli olabilirken, belirgin bir kontür oluşturmak, çene ucunu öne çıkarmak veya yüz asimetrisini düzeltmek için genellikle daha fazla miktara ihtiyaç duyulur. Çoğu tam Jawline uygulaması 2 ila 6 cc (ml) arasında bir hacimle başlar. Miktar, tek bir seansta uygulanabileceği gibi, daha doğal ve kademeli sonuçlar için aşamalı olarak da verilebilir.

6. Jawline dolgusu geri alınabilir mi (eritilebilir mi)?

Evet, Hyaluronik Asit bazlı Jawline Dolgusu geri alınabilir. Bu, dolguların en önemli güvenlik avantajıdır. Eğer sonuçtan memnun kalınmazsa, asimetri oluşursa veya nadir bir komplikasyon gelişirse, Hyaluronidaz adı verilen özel bir enzim enjekte edilerek dolgu maddesi hızla çözülür ve vücut tarafından emilir. Eritme işleminin etkisi genellikle saatler içinde görülmeye başlar.

7. Jawline dolgusu ne zaman oturur?

Jawline Dolgusunun etkisi enjeksiyonun hemen ardından görülür. Ancak, ilk günlerde işlem nedeniyle oluşan şişlik ve ödem, sonucun tam netliğini engeller. Dolgunun cilt altı dokularıyla tam olarak bütünleşmesi, şişlik ve morlukların tamamen inmesi yaklaşık 2 hafta sürer. Bu 2 haftalık sürenin sonunda, uygulamanın nihai ve kalıcı estetik sonucunu net bir şekilde görebilirsiniz.

Tüm sağlık sorunlarınız için ve merak ettikleriniz için bizlerle iletişime geçebilir, detaylı bilgi edinebilirsiniz. Sizlere her türlü konuda destek sunmak için hazır bekliyor olacağım.

Uzm. Dr. Şirin ÇELİK

Dermatoloji Uzmanı | Estetik ve Kozmetik Dermatoloji

Yazıyı Paylaş :

Dr.-Sirin-CELIK_Logo (1)

Alt kısımda yer alan iletişim butonları üzerinden dilerseniz randevu oluşturabilir, dilerseniz doğrudan whatspp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.